Dogo Argentino yeryüzündeki en yeni köpek ırklarından biridir. Bu köpek Arjantinlilerin ulusal övünç kaynağıdır ve onunla en az futbol ve tango kadar gurur duyarlar. Birçok köpek ırkının aksine, Dogo’nun hikayesi “Bu köpek ırkının hikayesi tarihin derinliklerinde saklıdır…” cümlesiyle başlamaz. Tam tersi, Dogo’nun tarihi oldukça yenidir ve çok iyi bilinmektedir.

Dogo Argentino bir amaç doğrultusunda formüle edilmiş henüz 85 – 90 senelik bir geçmişe sahip. Bu durum onların gelişim tarihinin tam olarak bilinmesinde avantaj yaratıyor. 1925 yılında başlayan bu macera Arjantin’li iki kardeşin başarısıdır.

Dogo Argentinoların ve bu ırkı yaratan Antonio Nores Martinez ve Augistin Nores Martinez kardeşlerin öyküleri Arjantin’in kendisi kadar tutkulu ve renklidir.

Irkın yaratıcısı Prof. Dr. Antonio Nores Martines bir genetik uzmanı ve tutku dolu bir avcıydı. 20.yy başlarında Arjantin’de av düpedüz tehlike demekti, çünkü gerek uçsuz bucaksız kayalıklar ve çalılıklardan oluşan arazi, gerekse de tehlikeli hayvanlar (puma, jaguar ve avrupa yaban domuzu) her avı gerçek maceraya dönüştürüyordu.
Dünyadaki hiçbir köpek bu koşullarda avlanamıyor, denendiklerinde ise kendileri “av” oluyorlardı.

Antonio Martines’in hayali av içgüdülerine sahip olan, uzun mesafeleri koşabilen, iyi koku alabilen, bir pumayla teke tek dövüşüp onu alt edebilecek kadar güçlü, dövüş sırasında alabileceği yaralar yüzünden mücadeleyi bırakmayan ama aynı zamanda ve en önemlisi de insanlara ve diğer köpeklere karşı gereksiz agresiflikten yoksun bir köpek cinsi yaratmaktı.

Antonio Martines’in hayalini kurduğu köpeğin özellikleri yeryüzündeki hiçbir köpekte birarada yoktu. İstediğini elde etmek için birçok köpek cinsinin en iyi özelliklerini biraraya getirmesi gerekiyordu. Karşısındaki işin çok uzun, yorucu ve belki de imkansız olduğunu biliyordu, ama başaracak olursa bütün dünyayı hayrete düşürecek bir köpek cinsinin ortaya çıkacağını da çok iyi biliyordu.

Yeni ırkın temeli olarak Perro de Pelea’yı (Kordoba Beyaz Dövüş Köpeği – günümüzde soyu tükenmiştir) aldı. (Bazı kaynaklara göre 30 dişi) Buna tam 9 farklı köpek ırkı ekledi ve uzun yıllar sonunda amacına ulaştı. Kullandığı bütün köpekler safkandı ve çiftleşmeler sonucu doğan yavrular arasından en elitlerini seçiyordu.

Seçilen ırklar da tabii ki dikkatli inceleme sonunda belirleniyordu.

1. Bir puma veya yaban domuzuna yetişmek ve ona saldırmak için hızlı ve cesur köpeklere ihtiyaçları vardı ve Antonio Nores Martines ve kardeşi Avgustin Nores Martines’e göre bu köpek İrlanda Kurt Tazısı’ndan başkası olamazdı..
2. Elde edilen köpeğin büyüklüğünü korumak ve kas yapısını daha da geliştirmek için İspanyol Mastifi kullandıkları bir sonraki cins oldu.
3. Avrupa’daki en popüler av köpeklerinden biri olan Pointer mükemmel koku alma duyusunu verdi.
4. Bulldog’un geniş göğsü, yere sağlam basışı ve gözüpekliği, kardeşlerin yeni cins için seçtikleri diğer özelliklerdi.
5. Boyut olarak biraz küçük olmasına rağmen “Köpeklerin Gladyatörü” Bullterrier cesaret, korkusuzluk, çeviklik özelliklerini verdi.
6. Kafa tasını ve genel olarak bütün iskeleti güçlendirmek ve büyütmek için Danua tercih edilen bir sonraki cins oldu.
7. Dünyanın en güçlü köpek çenelerinden birinin sahibi Dogue de Bordeaux yeni cinsin zaten güçlü olan çenelerini biraz daha geliştirdi.
8. Arjantin pampaslarında avlanmak için kolaylıkla seçilebilen bir renk olan beyaz için Pirenei Dağ Köpeği kullanıldı.
9. En son kullanılan cins olan Boxer yeni cinse sağlam psikoloji ve canlılık verdi.

Artık sonuca ulaşılmıştı. Yeni köpek bütün beklentileri karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda çok üstün birkaç özellik daha sergiliyordu.

1947 yılında ırk zaten oluşturulmuş genotip ve fenotip stabilize edildi.Aynı yıl Irk Standartı Buenos Aires City Hunter Club e Sunuldu.Gücü,azmi,keskin koku alma duyusu ve yüksek cesareti bu ırkı ,Arjantin’in geniş ve farklı yapıda olan corafyasında yaban domuzu , puma ve diğer yırtıcı hayvanların avlanmasında en iyi köpek durumuna getirmiştir.

Ne yazık ki 1956 yılında Prof. Dr. Antonio Nores Martines trajik bir kaza sonucu hayatını kaybetti

Kardeşi Avgustin bu cinsin popüler hale gelmesi için elinden geleni yaptı ve onun sayesinde bu yeni ırk yok olmaktan kurtuldu. Gittiği her yere yanında Dogo Argentino yavrularını götürüyor ve oradaki üst düzey kişilere hediye ediyordu. Daha sonra Arjantin’in Kanada’daki büyükelçisi olarak Kuzey Amerika’ya gittiğinde yine yanında birkaç Dogo götürerek köpeğin orada da tanınmasını sağladı.

21 Mayıs 1965 Tarihin de bu ırk Arjantin Kinoloji Federasyonu tarafından kabul edilmiş ve Arjantin Tarım Birliği tarafından da şecere kütüğü başlatılmıştır.

31 Temmuz 1973 bu ırk Uluslararası Kinoloji Federasyonu (FCI) tarafından ilk ve tek Arjantin Irkı olarak kabul edilmiştir.